Güney Kaliforniya Üniversitesi’nden araştırmacılar, 700 santigrat dereceye kadar bozulmadan çalışan, lav sıcaklığına dayanıklı elektronik bellek cihazı geliştirdi. Yüksek sıcaklık ortamları ve yapay zeka için devrim yaratabilir.
Bilim insanları, elektronik cihazların en büyük sorunu olan aşırı ısınmayı aşabilecek devrim niteliğinde bir teknoloji geliştirdi. Güney Kaliforniya Üniversitesi’nden araştırmacılar, 700 santigrat dereceye kadar bozulmadan çalışabilen bir elektronik bellek cihazı tasarladı. Bu gelişme, yüksek sıcaklık ortamlarında çalışan cihazlar için yeni bir dönem başlatabilir.
TechSpot’un haberine göre, geliştirilen elektronik bellek cihazı, bilinen tüm termal sınırların ötesinde performans gösteriyor. Deneylerde erimiş lavdan daha sıcak olan 700 santigrat derecede stabil çalışmayı başaran cihaz, herhangi bir bozulma belirtisi sergilemedi. Bu, yüksek sıcaklık ortamlarında güvenilir elektronik performansının önünü açıyor.
Science dergisinde yayımlanan çalışmanın kıdemli yazarı Profesör Joshua Yang, bu teknolojiyi “bir devrim” olarak nitelendirdi. Yang, bu cihazın şimdiye kadar görülen en iyi yüksek sıcaklık belleği olduğunu belirtti. Bu başarı, aşırı koşullara dayanıklı elektronik bileşenlerin geliştirilmesinde önemli bir kilometre taşı olarak görülüyor.
Atılımın temelinde, veri depolama ve işleme yeteneğine sahip nanoskopik bir bileşen olan “memristör” yatıyor. Araştırma ekibinin geliştirdiği tasarım, üstte tungsten, ortada hafniyum oksit ve altta tek bir atomik grafen katmanından oluşan bir “sandviç” yapısını kullanıyor. Her malzeme farklı bir fonksiyona hizmet ediyor.
Tungstenin yüksek erime noktası dayanıklılık sağlarken, hafniyum oksit seramik bir yalıtkan olarak stabilite sunuyor. Grafenin esnekliği ve benzersiz kimyasal özellikleri ise cihazın aşırı sıcaklıklarda kısa devre yapmasını engelliyor. Bu hassas malzeme kombinasyonu, cihazın olağanüstü performansının anahtarı olarak öne çıkıyor.
Araştırmanın başyazarı Jian Zhao, cihazın 700 santigrat derecede 50 saatten fazla veri tutabildiğini, bir milyardan fazla anahtarlama döngüsüne dayandığını ve sadece 1.5 volt ile nano saniye ölçeğinde çalıştığını belirtti. Zhao, cihazın arıza noktasına ulaşılamadığını, sınırlayıcı faktörün test ekipmanının kendisi olduğunu ekledi. Bu keşfin, araştırmacıların farklı bir amaçla grafen tabanlı tasarımlar üzerinde çalışırken tesadüfen ortaya çıktığı bildirildi.
Bu teknoloji, uzay görevleri ve yapay zeka gibi alanlarda önemli uygulamalara sahip olabilir. Venüs gibi yüksek yüzey sıcaklığına sahip gezegenlere gönderilecek sondalar veya jeotermal sondaj sistemleri için dayanıklı donanımlar üretilebilir. Yapay zeka alanında ise, matris çarpımı gibi yoğun hesaplamaları çok daha düşük güç ve yüksek hızda gerçekleştirebilecek memristör tabanlı donanımlar geliştirilebilir.
Profesör Yang, ChatGPT gibi yapay zeka sistemlerinin hesaplamalarının büyük kısmını oluşturan matris çarpımının, bu tür bir aygıtla daha verimli, hızlı ve düşük enerjiyle yapılabileceğini belirtti. Yang ve ortak yazarları, memristör tabanlı yapay zeka donanımını ticarileştirmek amacıyla TetraMem adlı bir girişim kurdu. Ancak Yang, pratik sistemlerin geliştirilmesinin zaman alacağını ve bunun ilk adım olduğunu vurguladı.
Kayseri Objektif, Kayseri ve çevresindeki gelişmeleri doğru, tarafsız ve hızlı habercilik anlayışıyla okuyucularına sunan dijital haber platformudur. Yerel gündemden ulusal gelişmelere uzanan içerikleriyle şehrin nabzını tutar.
Yorum Yap