STRATCOM Zirvesi’nde uluslararası sistemdeki meşruiyet krizi ve küresel yönetişimde krizlerin sürekliliği ele alındı. Cüneyt Yüksel ve Prof. Dr. Edibe Sözen Çetintaş’tan önemli açıklamalar.
Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM), Beşiktaş’ta düzenlenen panellerle ilk gününü tamamladı. İletişim Başkanlığı tarafından organize edilen zirvede, “Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı” teması ele alındı. Zirvenin öne çıkan konuları arasında uluslararası sistemdeki meşruiyet ve güven bunalımı ile küresel yönetişimde krizlerin sürekliliği yer aldı.
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, zirvede yaptığı konuşmada uluslararası sistemde derin bir meşruiyet ve güven krizi yaşandığını belirtti. Yüksel, uluslararası hukukun güçlü aktörler tarafından çıkarlar doğrultusunda kullanıldığını ve normların dışarıda bırakıldığını vurguladı. Mevcut durumun sadece bir güvenlik kriziyle sınırlı olmadığını, daha geniş bir uluslararası düzen krizinin söz konusu olduğunu ifade etti. Yüksel, 80 yıldır küresel sistemin çok taraflılık, hukukun üstünlüğü ve ortak değerlere dayalı BM modeli üzerine kurulduğunu hatırlatarak, egemen eşitliği ve barışçıl çözüm ilkelerinin aşındığını kaydetti. Kurallara dayalı sistemin işlevini yitirdiğini belirten Yüksel, uluslararası düzenin ancak kuralların istikrarlı ve tarafsız uygulanmasıyla sürdürülebileceğini vurguladı. Geçmişte kural ihlallerinin dahi gerekçelendirildiğini, ancak günümüzde uluslararası hukukun büyük ölçüde araçsallaştırıldığını söyledi. BM Güvenlik Konseyi’nin veto yapısının kolektif güvenlik sistemini zayıflattığını ve BM’nin tepkilerinin sahadaki gerçekliği yansıtmadığını belirtti.
Yüksel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür” yaklaşımının, BM Güvenlik Konseyi yapısına yönelik daha geniş bir eleştiri içerdiğini ve daha adil temsil ile hakkaniyetli bir dünya düzeni çağrısı taşıdığını dile getirdi. Gazze’de yaşananları örnek gösteren Yüksel, uluslararası toplumun zamanında ve etkili hareket edemediğini, bunun bir gecikme değil, bir başarısızlık olduğunu söyledi. Filistinlilerin yaşadığı hak ihlallerinin soykırım boyutuna ulaştığını belirtti. Birleşmiş Milletler şartı ve Cenevre Sözleşmeleri uyarınca uluslararası toplumun soykırımı önleme ve failleri cezalandırma yükümlülüğü bulunduğunu vurgulayan Yüksel, gecikmelerin uluslararası sistem için geri döndürülemez zararlar doğurduğunu ifade etti. Mescid-i Aksa’nın kapatılması ve yasa dışı yerleşimler gibi örneklerin insan hakları ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtti. İran’a yönelik saldırıların da güven konusuna büyük hasar verdiğini ve kurumsal güvenilirlik sorunlarına yol açtığını söyledi. Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının küresel enerji krizine yol açabileceğini öngördüklerini aktardı. Yüksel, çözümün yeni kurallar koymak değil, var olan kuralların eşit biçimde uygulanması olduğunu kaydederek, söylemden ziyade uygulamaya ve çifte standart yerine kalite ve eşitliğe ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Uluslararası hukukun yeniden tesis edilmesi veya kuralların güce göre uygulandığı bir düzene teslimiyet arasında bir yol ayrımında olunduğunu, aksi halde uluslararası sistemin çöküşünün gündeme geleceğini belirtti.
Maltepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Edibe Sözen Çetintaş, “Küresel Yönetişimde Yeni Normal: Krizlerin Sürekliliği” panelinde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin savaş ve kriz bölgelerinde insanlık adına öne çıkan tek ülke olma potansiyeline sahip olduğunu söyledi. Ülkelerin her alanda dayanıklı olması gerektiğini vurgulayan Çetintaş, pandemi sürecinde Dünya Sağlık Örgütü’nün başarısızlığını, ancak Türkiye’nin sağlık sisteminin insanı koruma ve ücretsiz tedavi imkanları sağlama konusundaki başarısını takdirle karşıladığını belirtti. Siyasi alanın yeniden tanımlandığı bu süreçte, söylenenlere duyulan güvenin zayıflamasının krizin önemli nedenlerinden biri olduğunu vurguladı. Çetintaş, devletlerin kendi güçlerini korumadan başka bir devlete destek olmalarının mümkün olmadığını ifade etti. Küresel STK’ların öne çıkmasının tavsiye edilse de bunun kolay, inandırıcı ve samimi bir süreç olmadığını bildiklerini söyledi.
Çetintaş, krizlerin sürekliliğini önlemek için devletlerin çekirdek alanlarında güçlü olması ve sivil toplum kuruluşlarının şeffaflığının net biçimde ortaya konması gerektiğini belirtti. Dünyada küresel göçün kuzeyden güneye doğru kaydığını, Hindistan, Çin ve Brezilya gibi ülkelerin öne çıktığını ve artık G-20 ülkelerinin kural koyucu olduğunu vurguladı. Türkiye’nin bu yeni düzende önemli aktörlerden biri olacağını düşündüğünü ifade eden Çetintaş, Batı’nın sorgulamaya başladığını ancak bu sorgulamanın yeni normlarla doldurulması gerektiğini belirtti. STRATCOM Zirvesi’nin ilk günü, stratejik iletişim perspektifi, arabuluculuk, dijital kamuoyu dönüşümü, meşruiyet ve güven bunalımı, iklim diplomasisi ve küresel yönetişimde yeni normal gibi çeşitli panellerle sona erdi.
Kayseri Objektif, Kayseri ve çevresindeki gelişmeleri doğru, tarafsız ve hızlı habercilik anlayışıyla okuyucularına sunan dijital haber platformudur. Yerel gündemden ulusal gelişmelere uzanan içerikleriyle şehrin nabzını tutar.
Yorum Yap